“Sorunlu zihni; Albrecht Dürer'in 1514’te yaptığı bu gravürden daha anlaşılır ve kalıcı anlatan bir başka çalışma yok” diyor sanat tarihçiler…
15. yüzyıl sonu 16. yüzyıl başında yaşamış Kuzeyli bir ressam olan Albrecht Dürer, insan vücudunu ve hareketlerini çok iyi gözlemleme yeteceğine sahiptir. Heykelimsi vücutlar ışık etkisiyle hacim kazanır. Portreleri yumuşak, baskıları sert, ifadeci ve çizgiseldir. Kendi gücünden kaynaklanan üslubuyla Alman Rönesansı’nın en güçlü ve saf örneklerini oluşturur. Yaşamı boyunca insanlarla ilişkilerinde soğuk ve mesafeli duran sanatçı ilişkilere korku ve öfkeyle yaklaştığından sevgiyle ilgili güzel deneyimleri olmamıştır. Kendisinin ve annesinin melankolik krizleri ve ruhsal bunalımları zaman zaman artan ressamın, güzelliğin gizine yönelik arayışından dolayı sanatı biçimcidir.
Ona göre Tanrı’ya en yakın insan sanatçılardır. 1500 yılında yaptığı Kendi Portresi üzerinde "Ben Nürnbergli Albrecht Dürer kendi kendimi yarattım” diye yazar. Bu çalışması Rönesans ruhunu taşıması, özgürleşme, insanın öncelik kazanması ve hümanistleşme açısından önemlidir. Önce babasının, sonra annesinin ölümü onu derinden etkiler ve bu sanatına da yansır.
16. yüzyıla ait portrelerde, el üstünde duran baş, Moretto da Brescia'nın Londra'daki Ulusal Galeri’deki ‘Genç Adam Portresi’nde olduğu gibi üzücü düşüncelerden mustarip ruhun evrensel bir imajı haline gelmiştir. “Melencolia I” adlı bakır gravür, oturan ve başını eli arasına almış bir kadının görüldüğü sembolizm açısından zengin ve alegorik bir tasvirdir. Dürer’in 1514 yılında 43 yaşındayken yaptığı esrarengiz gravürün sağ kısmında anıtsal görünümlü bir kadın penceresiz ve kapısız bir yapının önünde oturur. Duvarda suskun bir çan, zamanın geçtiğini gösteren ince bir işçilik örneği bir kum saati, dengede duran terazi ve simetrik sayı dörtgeni yer alır. Dörtgenin soldan sağa, yukarıdan aşağıya sayılarının toplamı 34’dür. Tüm bu ölçü aletleri kendi içinde uyumludur. Hepsi taşlaşmış, zamanı dondurmuş, tek bir anda kalmıştır. Birbirleriyle ilişkisiz görünen nesneler bir daha kullanılmayacakmış gibi bırakılmıştır. Mekânın neresi olduğu tam olarak anlaşılamasa da açık havadaki sahnenin arka planında deniz kenarında bir yerleşim seçilir. Alacakaranlık, kasvetli ve mistik bu ortamdaki yapının arka duvarına dayalı duran ve yedi basamağı görülen bir merdivenin işlevi belirsizdir. Merdiven, Ortaçağ geleneksel inancında ruhların gökyüzüne çıkmalarına araç olarak düşünülür. Belki burada da böyle bir anlam taşır.
Kadın figürünün ayakları önünde ne için orada durduğu bilinmeyen kürenin aydınlık yüzünden ışık yansır. Gravürün geneline dağılmış nesneler daha çok geometricilerin, mimarların ve marangozların kullandıkları bilimsel, teknik aletler: cetvel, rende, kerpeten, testere, çekiç, çividir. Melankolikle dünya arasındaki derin etkileşimler nesneler vasıtasıyla olur. Görünenin değil bir başka şeyin göstergesi olan nesnelerle çevrili kadının sağ tarafında bir değirmen taşı üzerindeki örtünün üstüne oturmuş kıvırcık saçlı, sağlıklı ve tombul olarak çizilmiş küçük kanatlı bir çocuk figürü elinde tuttuğu şeye bakıyor gibidir. Bu kanatlı figürün çocuk mu melek mi olduğu bilinmiyor. Hala gizemini koruyor.
Resmin arka planında gökyüzünde ağzı açık, kuyruğu zikzaklı yarasa gibi ama kertenkeleyi de andıran bir hayvan görülür. Şeytan benzeri bir cin olan bu yaratık gökyüzünde ‘Melencolia I’ yazan panoyu tutar. Durgun denize karşın karışık ve huzursuz olan gökyüzünde gökkuşağı ve ışık saçan bir kuyrukluyıldız vardır. Komet, 15. yüzyılın bela simgelerindendir. Gökkuşağının da Ortaçağ’da su baskınlarına yol açtığına inanılır. Sanki kuyrukluyıldız dünyaya çarpacak ve sel felaketine neden olacakmış gibidir, yarasa bu kötü haberi verirken insanlar sakindir. Öte yandan Alman felsefeci Agrippa von Nettesheim’in ‘De Occulta Philosophia’nın 1510’dan sonra Almanya’da dolanan el yazmasındaki düşüncelerle Melencolia I arasında benzerlikler vardır. Filozof melankolinin sorumlusu olarak görülen kara safranın yanında yaratıcılığı ortaya çıkaran ak safra olduğunu ileri sürer ve üç melankoli türü açıklar: ilki melancholia imaginationis; kültürsüz insanları yönetip ressam ve mimar olmalarını sağlar. Kuyrukluyıldız ve gökkuşağının habercisi afetlere de egemendir. İkincisi melancholia rationis; akıl yoluyla bilgiye ulaşan felsefeciler, doktorlar vb. ifade eder ve kitaplarla sayılarla ilgilidir. Üçüncü tür ise melancholia mentis; yüce olanları, Tanrı’nın yasasını kapsar. Kuyrukluyıldız ve gökkuşağı son kurtuluştur burada. Dürer’in gravüründe üç türden de özellikler görmek mümkündür. Gökkuşağı ve kuyrukluyıldız da felaket habercisi değil de gelecekteki kurtuluşu haber veriyor olabilir.
Dalgın ve gölgeli yüzlü kadın tüm düşünceleri, acılarıyla yalnız başınadır. Sıkıntılı aynı zamanda yaratıcı insanların tipik tasviri olan eğilmiş başını yumruk olmuş sol eliyle destekler pozisyondadır. Dağınık uzun saçları, kanatları, başında çiçeklerden oluşturulmuş bir çelenk, kucağında kapalı bir kitap, sağ elinde pergel vardır. Kitap ve pergel onun düşünen bilge bir insan olduğunu simgeler. Yaşadığı döneme özgü giysisi içindeki kadın halsizdir ve oturduğu yere çökmüştür. Elbisesinin bel kısmından aşağıya para kesesi ve anahtarlar sarkar. Dürer, bu gravür ile ilgili olarak yaptığı bir açıklamada ‘anahtar gücün, para kesesi de zenginliğin sembolüdür’ diye yazar. İki simge Satürn çocuklarının yani melankoliklerin özellikleri olarak bilinir. Satürn mitolojide zenginliğin koruyucusudur. Ölçü sanatının, harmoninin, zamanın, geometrinin yanı sıra çalışma ve emek tanrısıdır. Buradaki hülyalı kadın ise dünyaya özgü şeylerle ilgilenmez. Para, güç ve şiddeti umursamaz. Bakışları uzaktadır, belirsiz bir noktaya, hiçliğe doğrudur. Ona ulaşmak olanaksızdır çünkü bulunduğu yerde değildir.
Dürer, kanatlarla melankolik kişilerin bu dünyadan gitmek isteyen hüzünlü insanlar olduğunu vurgular. Tüm ağırlığıyla oturmuş birinin kanatlanması pek mümkün görünmüyor. Kanatlar bedenin çöküntüsünün kanıtı olarak hareketsizce dururlar. Aynı zamanda karamsarlığı iyimserliğe ve karanlığı aydınlığa dönüştürebilecekmiş gibi bir izlenim de uyandırırlar. Gözleri parlak, faltaşı gibi açık ve canlı görünen kadının yüzünde üzüntüden çok kuşkulu ve gergin bir ifade gözlenir. Düzensiz, dağılmış ve karışık eşyalar arasında otursa da hiçbirinin farkında değildir. Ruh-beden karşıtlığının ağırlığı altında kendi içine yönelmiş, dış dünyadan kendini soyutlamış, bambaşka bir şeye yoğunlaşmıştır. Farklı bir boyutta, derin bir melankoli hali içindedir. Resmin tümüne yayılan durgunluk, yavaşlık ve eylemsizlik bu etkiyi güçlendirir.
Ortaçağ’da Satürn etkisi altındaki melankolikler hasta ve uğursuz sayılırken Rönesans hümanist düşüncesinde toplumun en yaratıcı insanları olarak benimsenirler.
Avrupa’da hızla ünlenen ve esrarlı evrenin yansıdığı bu eserin ikonografik öğeleri sanatçılar tarafından özellikle melankoli ile ilgili konularda kullanılır. Artık melankolik mizacın betimlemeleri yerine alegorik bir figür ortaya çıkaran Melencolia I’in psikolojik, simgesel, astrolojik ve sanatsal anlamları üzerine pek çok yorum yapılır. 15. yüzyılda yaygın olan dünyanın sonu endişesini Dürer de hayatı boyunca taşımıştır. Ortaçağ insanının kaygılarını anlattığı üzerinde durulurken ressamın hayatından esere göndermelerde bulunulur. Annesinin ölümünden sonra duygularını bu çalışmasına yansıttığı söylenir. Ayrıntılı belgeler sunan Erwin Panofsky buradaki figürün Albrecht Dürer’in kendi ruhu olduğunu ifade eder. Dürer kendi melankolisini ve yaşadığı bir durumu gravür haline getirmiş olabilir. Her açıklama yeni bir ayrıntıyı aydınlatır. Bu alegorik çalışma bir bilmece gibidir ve gizemliliğinin etkilerini sonraki dönemlerde de sürdürmüştür.
Melankoli Klinik Tablosu
- Yavaş başlangıçlı, ilerleyici durum
- Hüzünlü mizaç
- Ruhsal devimsel yavaşlama
- Hastada bedensel rahatsızlıklar
- Uykusuzluk sorunları
- Depresyon belirtileri dışında nedensiz belirtiler
- İlaç tedavisi
Melankoli Tedavisi Nasıl Olur?
Bu hastaların tedavisi psikiyatrist tarafından yapılmalıdır. Vücutta meydana gelen belirtilerin azaltılması ve yok edilmesi için çeşitli ilaçlardan faydalanılır. Kişinin ruh halini düzeltecek ilaçlar başarılı bir şekilde tedavide kullanılır. Kendisine yaşama zevki verecek, dünyanın güzelliklerinden faydalanmasını sağlayacak, kendine güvenini arttıracak bir tedaviyle hastaların sağlığına kavuşması sağlanır. Melankoli bir çeşit depresyonun gizlenmiş halidir. Kişiler kendilerinde bu tür belirtiler olduğunu düşünüyorsa, mutlaka tedavi olmalıdır. Terapi desteği de yadsınamayacak bir fayda sağlar.
Kaynak:1-https://nalanyilmaz.blogspot.com/2010/01/melencolia-1.html
2-https://www.theguardian.com/artanddesign/jonathanjonesblog/2011/mar/18/albrecht-durer-melencolia-masterpiece-diagnosis